Akciğer Transplantasyonu - Akciğer Nakli
English
 
Donör Seçimi

AN için uygun akciğer dokusu bulmak diğer solid organ nakillerine göre daha zordur. Beyin ölümü; hemodinamik instabilite, nonkardiyojenik pulmoner ödem ve aspirasyondan dolayı akciğerlerin hasarlanmasına neden olur. Tablo 2.2’de sıralanan kriterlere göre AN için sadece %20 oranında uygun donör akciğeri bulunabilmektedir.

 

Tablo 1.  İdeal akciğer donörü seçim kriterleri

  • Yaşın <55 olması,
  • Pulmoner hastalık hikayesinin bulunmaması,
  • Akciğer grafisinin normal olması,
  • Yeterli gaz değişimi: FiO2’nin 1.0 ve pozitif ekspirasyon sonu basıncın (PEEP) 5 cm H2O olması durumunda PaO2’nin >300 mmHg olması,
  • Bronkoskopik değerlendirmenin normal olması,
  • HBV ve HIV enfeksiyonu için serolojinin negatif olması,
  • ABO kan grubu uygunluğu,
  • Akciğer boyutlarının uygunluğu,

 

Diğer solid organ nakillerinden farklı olarak, donör adaylarının akciğerleri direk akciğer grafisi ile değerlendirilebilir.  Akciğerlerin alınmasından kısa süre önce çekilen akciğer grafilerinin normal olması gerekmektedir. Diğer solid organlardan farklı olarak, akciğerler yüksek riskli intrensek enfeksiyonlara maruz kalabilen tek organdır. Akciğer grafisinde saptanabilecek bir infiltrasyon, donörün akciğer vermesine engeldir. Ancak bir tarafta akciğer infiltrasyonun saptanması karşı akciğerin kullanılmasına engel değildir. Beyin ölümü olan hastalarda endotrakeal tüp aracılığı ile mekanik ventilatör desteğinde olmaları invazif pulmoner enfeksiyon gelişmesine ve bakteri kolonizasyonuna neden olur. Donörün bronkoskopik muayenesi esnasında saptanan mukopürülan sekresyonlarda değişik mikroorganizmalar bulunabilir. Ancak donörün uygunluğu halinde, bu çok sık saptanan bulgu spesifik kontraendikasyon olarak kabul edilmez. Bronkoskopik olarak saptanan pürülan bir akıntının varlığı kesin kontraendikasyondur.

            Donör ve alıcı arasında ABO kan grubu uygunluğu esastır ancak HLA uygunluğu aranmamaktadır. HLA uygunluğunun önemi ile ilgili olarak değişik görüşler olsa da literatürde greft fonksiyonu üzerine etkilerini gösteren destekleyici bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca, HLA uygunluğunun kontrolü yapılırken oluşacak gecikme donör akciğerinin bozulma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olacaktır. Yazarlar, mümkün olması durumunda Sitomegalovirüs (CMV) negatif donörler ile CMV negatif alıcıların eşleşmesine özen gösterilmesini önermektedirler.

Nakil uygulanacak donör ile alıcı arasındaki akciğer boyutu önemli bir kriter olmakla beraber alıcının hastalığı ve yapılacak nakile bağlı olarak akciğer boyutunun önemi değişmektedir. Donör ve alıcı akciğer boyutlarının uygunluğu için kullanılan en güvenilir yöntem; tüm akciğer fonksiyon laboratuarlarında kullanılan ve yaş, cinsiyet ve boy parametreleri kullanılarak oluşturulmuş klasik nomogramdır. KOAH nedeniyle tek taraflı AN yapılacak alıcıların plevral boşluklarındaki artışa bağlı olarak beklenen akciğer hacimlerinden %15-20 oranında daha büyük boyutlu akciğer nakli önerilmektedir.  Pulmoner fibrozisi veya pulmoner vasküler hastalık nedeniyle yapılan nakillerde büyük boyutlu akciğer kullanılması önerilmemektedir. Bilateral AN uygulanacak alıcılarda daha büyük boyutlu doku kullanılması durumunda göğüs duvarının kapatılması sırasında hemodinamik problemler oluşabilir.

 Kardiyak ölüm sonrası bağış (KÖSB) olarak da isimlendirilen, akciğer parankim hücrelerinin kalp durduktan sonra alveol içi oksijeni aerobik olarak metabolize edebilme yetenekleri, akciğerleri potansiyel olarak nakil adayı haline getirmektedir. Yapılan hayvan deneylerinde kalbin durmasından sonraki 4. saatte alınan akciğerlerin fonksiyonlarının kabul edilebilir düzeyde olduğu gösterilmiştir.  KÖSB yapılan donörlerden alınarak akciğer nakli uygulanan 17 hastanın uzun dönem takiplerinde 3 yıllık yaşam oranı %58 olarak bulunmuştur. Bu umut vaat edici bulgulara dayanarak KÖSB yapılan donörlerden alınan akciğerler nakillerde kullanılmaya başlanmıştır.  (GATA Göğüs Cerrahisi Tez Çalışması E Sapmaz)